2 Nisan 2012 Pazartesi

EDİRNE GEZİMİZ...

      Cuma akşamı ani bir kararla Kırklareli'nde yaşayan kardeşime sürpriz yapmaya karar verdik. Saat 21:00 dan sonra düştük yollara.. Bizi karşısında gören yeğenlerimin  sevinci her şeye değerdi:))) Kardeşler hasret giderdikten, uzun uzun sohbet ettikten sonra yol yorgunluğu da malum:)) Hepimizin uykusu geldi:)))
       Sabah çocukların sesiyle uyandık.:))) Ama çocuklardan da erken kalkan kardeşim Seher bize mükellef bir kahvaltı hazırlamıştı. Maalesef masayı fotoğraflayamadım:((  Ama Seher'in bizim için hazırladığı iki tarifin resmini çekmeyi başardım.. (Tariflerini ve resimlerini ilk fırsatta paylaşacağım.)
 Daha sonra hepbirlikte aldığımız bir kararla öğle yemeğinde Edirne'de tava ciğeri yemek için yine düştük yollara:))) Karnımız acıkana kadar  ilk önce şehri gezmeye karar verdik. İlk durağımız Türk İslam tarihinin en ihtişamlı yapısı Mimar Sinan'ın ''ustalık eserim'' diye adlandırdığı muhteşem eseri Selimiye Camii oldu. Bu camiyi daha önce defalarca görmeme rağmen her gördüğümde çok etkileniyorum. Muhteşem bir eser , her gidişimde içeride köşede bir yere oturur başım yukarıda seyretmeye koyulurum:))) Her seferinde dahada hayran kalarak istemeye istemeye ayrılırım oradan:))
                                                                       
                                                      Alttaki resim caminin giriş kapısı...



Bu resimde giriş kapısının tavanındaki fotoğraf karelerinden taşan zekanın estetik yansıması..
İçi o kadar baş döndürücü güzellikte ki, inanın bu güzelliği hep bir arada fotoğraflamak çok zor. Elimden geldiğince fotoğraflamaya çalıştım.


Alt resimdeki ters lalede,bir rivayete göre Caminin arsası içinde bir lale bahçesi varmış ve bu lale bahçesinin  sahibi kadın  Camii inşaatı için arsasını satmaya yanaşmamış. Uzun uğraşlardan sonra kadın arsayı bir şartla satmayı kabul etmiş. Arsasının sembolik olarak yaşatılması için bir lale motifi yapılmasını istemiş. Mimar Sinan da lale motifini yapmış fakat ters olarak. Camideki lale motifi lale bahçesini, lalenin ters yapılması ise kadının tersliğini ifade etmektedir. Başka bir rivayete göre de o lale zemine tam olarak yaklaştığında kıyamet günü gelmiş olacakmış.Ters lale dahil Selimiye çinilerinde 101 ayrı lale motifi kullanılmış. (Bu resim bana ait değil ben ne kadar denesem de laleyi net çekemedim maalesef)

Bu muhteşem yapının dıştan görünüşü..
 Bu şaheser yapının mimarı Koca Sinan'ın caminin biraz aşağısındaki heykeli.
Cami gezimizden sonra caminin hemen altındaki Selimiye çarşısını da gezdik:))
Çarşının içinden genel bir görünüş..
Edirne denince artık aklımıza rengarenk hediyelik  sabundan yapılmış, meyveleri çiçekleri de geliyor. Hepsi tamamen el işçiliği. Bunlar evlerde ve atölyelerde yapılıyor. Birçok ev hanımına ek gelir sağlıyor. Ayrıca son yıllarda birçok Avrupa  ülkesine de ihracat yapılıyormuş:))

Çarşıyı da gezdikten sonra epeyce acıktık. Daha öncede her geldiğimizde  Edirne'nin meşhur ciğerini en iyi yaptığı söylenen Aydın tava ciğer salonunun yolunu tuttuk. Hafta sonu olduğu için dışarıda yirmi dakika kadar sıra bekledik(gerçi biz ne zaman gelsek sıra bekliyoruz ya:)) ) İçeride acayip bir sirkülasyon var. Ama beklediğimize değdi. Acı sevenler için ciğerin yanında meze olarak kurutulmuş sonradan kızartılmış kütür kütür yenen bir biber var ki enfes:)))
Yemeklerimizi yedikten sonra Kırklareli'ne geri döndük. Aniden hiç hesapta yokken bu hafta sonu her iki tarafa da çok iyi geldi. Birde her ayrılıkta olan hüzünlerde olmasa:(((

3 yorum:

  1. Canim agzina saglik, öyle bir güzel anlattin ki, okurken bende sizinle gezmis gibi oldum :)))

    YanıtlaSil
  2. uzun zaman önce gitmiştim selimiye camisine ozamanlar çok basit sabunlar vardı şimdi neler yapmışlar öle :)

    YanıtlaSil
  3. Blogunuz çok güzel.Toshiba destek olarak size teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...